Karlı Bir İş Yaparken Sürdürülebilirliği Stratejinizin Merkezine Nasıl Koyarsınız?

Webtures Talks, Webtures’ın dijital dönüşüm, inovasyon veya strateji gibi sektörde fazlasıyla ve sıklıkla kullanılan konsept ve terimlere nasıl yaklaştığını anlatan serilerdir. Konuları soyut kavramlardan gündelik işimizi etkileyen somut aksiyonlara dönüştürmek için, bu kavramları parçalara ayırıyoruz. Bu makalede ise sürdürülebilirlik hakkında görüşlerimizi paylaşacağız.

Sürdürülebilirliği sadece işleyişlere yardımcı olacak eylemler, girişimler ve programlar ayrı bir alan olarak algılamamalıyız ve aynı zamanda bu kavram bir hayır işi veya sadece bağış yapmakla da ilgili değil. İşin özü, sosyal ve çevresel sorumluluklarımızı şirketin stratejisinin tam da kalbinde tutabilmekle ilgili.

Bir şirketin etkisini sürdürülebilir hale getirmek

Sürdürülebilirlik çoğunlukla sadece çevresel konularla ilişkilendiriliyor ve bu aslında doğru bir yaklaşım değil. Bu kavramın kapsamı ve anlamı çok daha geniştir.

Sürdürülebilir bir şirket, dünya üzerinde sebep olduğu tüm etkinin sorumluluğunu alabilen bir şirkettir. Açmak gerekirse, Sürdürülebilir bir şirket modelinde bir şirketin beş etki alanı vardır: yönetişim, çalışanlar, topluluk, çevre ve müşteriler. Sürdürülebilirlik ise bir işi yürütürken tüm bu etki alanlarını uzun vadede pozitif sonuçlar elde etmek hedefiyle birleştirir.

Bu nedenle, sürdürülebilirlik süreçlerini yöneten ekibin asla şirketin operasyonel süreçlerinden ayrı tutulmaması ya da izole edilmemesi gerekmektedir.

Örneğin sürdürülebilirlik uzmanlarımız, ekiplerinin performansını iyileştirme amacıyla olası gelişim fırsatlarını belirlemek için sık sık tüm Webtures departmanları liderleri ile işbirliği yapar. Tek seferlik aksiyonlara başvurmak belki kısa süreli kazançlar sağlayabilir ancak bu çözümler genellikle kısa ömürlüdür ve elde edildikleri gibi çabucak kaybolurlar.

Artık hızlı ve çabuk sonuçlar elde etmeye çok alıştık, fakat büyük resimde ve uzun vadede kalıcı değişikler ancak sürdürülebilirlik yönergelerini iş süreçlerine dahil etmekle mümkün.

Örneğin, insan kaynakları kapsamında işe alım ve terfi süreçleriniz herkese eşit fırsatlar vermek için önyargılı karar verme eğilimlerini azaltıyor mu? Teslimat sürecine bakarsak, ürününüzün tam veya sağlam olmasını nasıl sağlıyorsunuz? Tedarik Zincirine bakarsak, tüm değer zinciri boyunca müşteri ilişkilerinin etik gerekliliklerini tanımlıyor ve bu gereklilikleri karşılıyor musunuz?

Bu sorular tüm şirketlerin yüzleşmesi gereken sürdürülebilirlik ile alakalı sorulardır ve bu sorulara cevaplar vermek sadece doğru olanı yapmakla ilgili değil, şirketin hayatta kalması için gereken bir adımdır.

Sürdürülebilirlik bir zorunluluktur

İş dünyasında süre gelen kar oranını en yükseğe çıkarma kuralının bizi küresel bir felaketin eşiğine getirdiğini hepimiz görebiliyoruz. Şuna dikkat etmeliyiz:

İnsalık olarak gezegenimizi sömürdük, tedarik zincirlerimizi kuruttuk. Sürdürülebilir kalkınmanın hedefi ise bu durumu tersine çevirmek yani; kaynakları sorumsuzca tüketmediğimiz, akıllıca kullandığımız ve kesinlikle daha azıyla yetindiğimiz bir sistem yaratmak.

Sürdürülebilirliği iş stratejileri kapsamında uygulayan şirketler, insanlık için sürdürülebilir bir gelecek yaratmaya destek olur. Ya da en azından içinde bulunduğumuz hayat şartlarının daha da kötüleşmesine veya gezegenin yok oluşuna katkıda bulunmaz.

Henüz ikna olmadıysanız şunu da ekleyebiliriz, etik ilkelere ve giderek artan ve yoğunlaşan yasal düzenlemelere uymak için de sürdürülebilirlik gereklidir. İnsanlığın sebep olduğu olumsuz etkilerin nedenlerini ne kadar daha iyi anlarsak, yetkililer de bunları engellemek için çaba gösterecektir.

Son olarak, sürdürülebilir bir yaklaşıma sahip olmak için ortaya çıkan baskı her yönden geliyor, sadece hükümetler ya da uluslararası kurumlar buna sebep olmuyor. Şirketler tedarikçilerini seçerken bunu kriter olarak kullanıyor.

Tüketiciler ise etkileşimde oldukları firmalardan bunu bekliyor. Bir bireyin kendi işverenini seçmesinde bile artık sürdürülebilirlik önemli bir faktör.

“Sürdürülebilir iş akışı düzenini hayata geçirmek için böyle bir itici güce ihtiyacımız var, yoksa çoğu kişi sadece yasal kanunların ve kanun koyucuların zorunlu kıldığı şeyleri yapmakla yetinecek. Burada ölçeği büyütmek önemli. Ancak bu şekilde normal olarak kabul edilen değişebilir, çünkü normal olan genellikle çoğunluğun yaptığı şey olarak algılanır. Ve günümüzde ise herkes yeni bir normale ihtiyacımız olduğunu kabul ediyor ”

Başlamak aslında göründüğünden çok daha kolaydır.,

Sürdürülebilirliği iş süreçlerine katmak ve sürdürülebilir bir tedarik zinciri yaratmak biraz göz korkutabilir. Şimdi size her şirkete başlangıç aşamasında yardımcı olabilecek üç ipucu aktaracağız:

1. Yarattığınız etkinin farkında olun

“Dünyayı nerelerde ve nasıl etkilediğinizi fark edin ve kabul edin. Değer zincirinize bakın, sürdürülebilirlik fırsatları için uygun olan ana alanları belirleyin.
Ücretsiz bir B Etki Değerlendirmesi yaptırmak bu yolda size 5 farklı alanda sorular sorarak yol gösterebilir – bazılarının sizi şaşırtacağı kesin! ”

2. Mevcut duruma meydan okumaktan korkmayın

“İnsanları, potansiyel kazanç ne kadar fazla olursa olsun uzun vadeli yatırım yapmaya ikna etmek zordur. Israr, risk alma cesareti ve değişime açıklık burada kritik özelliklerdir. İnsanların sürdürülebilir olmayan süreçleri eleştirebileceği, açıkça kendi fikirlerini ve önerilerini paylaşabileceği ve bazı şeyleri farklı yapmaya başlayabilecekleri bir kültür yaratmak bu süreçte oldukça yardımcı olacaktır”

3. Tanımla ve izle

“Neye ulaşmak istediğinizi belirleyin, neye odaklanmak istediğinizi belirtin ve bunu ölçümleyin. Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok- yani zaten çoğu şey şimdiden denendi ve yapıldı. Örneğin, dünyadaki en kritik problemler 17 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi olarak belirlenmiştir.

Kendinize şimdi şu soruyu sorun — bu hedefler içerisinde en çok etkiye sahip olduğunuz alan nedir? ”

Webtures olarak bu süreç tam olarak altı ayımızı aldı. Öncelikle, tüm değerlendirme sorularını gözden geçirmemiz gerekti ve hangi noktada olduğumuzu anlamaya çalıştık. Sonrasında ise bir sürdürülebilirlik iş gündemi oluşturduk ve şirketin farklı alanlarında bu gündemi güçlendirmek için çalışmaya başladık. Şimdi ise vizyonumuz oldukça net; herkesin tam olarak potansiyelini gerçekleştirebileceği sürdürülebilir bir dijital dünya yaratmak.

Her ne kadar çoğu dönüşüm girişimi uzun vadede sonuçlar getirecek gibi görünse de, kısa vadede elde edilecek kazançlar da mevcut.

Amaç odaklı müşterilerle etkili iş ortaklıkları kurmak daha kolay

Böylece yarattıkları etkiyi önemseyen iş ortakları ile bir iş ekosistemi geliştirmek oldukça hızlanabilir. Amaca odaklanan şirketleri biz de desteklemek istiyoruz ve aynı zamanda bunun tam tersini de isteriz. Sosyal veya çevresel amaçlara odaklı şirketlerin de bizimle çalışmasını isteriz.

Yorumları Oku (1)

  1. Bu değerli yazı için teşekkür ederim. Çok bilgilendiriciydi.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.