Eğitim Sektöründe Yapay Zeka Entegrasyonu
İçindekiler ▾
- Küresel EdTech ve Yapay Zeka Pazarı: Ekonomik Görünüm ve 2025 Projeksiyonları
- EdTech Yatırım Ekosistemi: 2021 Hype Döneminden 2025 Karlılık Odaklılığına
- Teknolojik Mimari ve Yeni Nesil Yapay Zeka Modelleri
- Pedagojik Dönüşüm: Kişiselleştirme ve Hiper-Adaptif Sistemler
- Eğitimcilerin Yeni Rolü ve Operasyonel Verimlilik
- EdTech Devlerinin 2025 Yol Haritaları: Vaka Analizleri
- Türkiye Stratejik Analizi: MEB Politikaları ve Startup Ekosistemi
- Etik, Hukuk ve Düzenleme: EU AI Act ve Küresel Standartlar
- Akademik Dürüstlük ve Güvenlik: 2025 Risk Raporu
- Erişilebilirlik ve Kapsayıcılık: Yapay Zekanın Sosyal Misyonu
- Sonuç: 2030’a Doğru Hibrit Bir Gelecek
Eğitim dünyası, 2024 yılında temelleri atılan ve 2025 yılı itibarıyla tüm katmanlarıyla hayata geçen devasa bir teknolojik kırılımın merkezinde yer almaktadır. Yapay zeka teknolojileri, geleneksel pedagojik modellerin sınırlarını zorlayarak öğrenen, öğreten ve yöneten arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlamaktadır. Bu rapor, küresel EdTech pazarının ekonomik boyutlarından Türkiye’nin stratejik konumlanmasına, etik düzenlemelerden platform bazlı inovasyonlara kadar geniş bir perspektifte yapay zeka entegrasyonunu analiz etmektedir.
Küresel EdTech ve Yapay Zeka Pazarı: Ekonomik Görünüm ve 2025 Projeksiyonları
Yapay zekanın eğitim sektöründeki ekonomik etkisi, sadece teknolojik bir adaptasyon değil, aynı zamanda küresel eğitim ekonomisinin yapısal bir genişlemesi olarak görülmelidir. 2024 yılında yaklaşık 5,47 milyar dolar ile 5,88 milyar dolar arasında değerlenen küresel yapay zeka eğitim pazarı, 2025 yılına gelindiğinde 7,05 milyar dolar ile 7,57 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır (Research and Markets, 2025; Grand View Research, 2025; Precedence Research, 2025). Bu büyüme hızı, %38,4’lük bir bileşik yıllık büyüme oranına (CAGR) tekabül etmektedir ve sektörün teknolojik doygunluktan uzak, aksine ivmelenme aşamasında olduğunu kanıtlamaktadır (Research and Markets, 2025).
Pazarın Segmentasyonu ve Teknolojik Dağılım
2025 yılı pazar verileri, yatırımın ve kullanımın hangi alanlarda yoğunlaştığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yazılım ve çözüm segmenti, pazarın %70’inden fazlasını domine ederken, hizmetler segmentinin %37,15 gibi yüksek bir oranda büyümesi, kurumların yapay zeka araçlarını satın almanın ötesinde, bu araçların entegrasyonu ve yönetimi için profesyonel desteğe ihtiyaç duyduğunu göstermektedir (Grand View Research, 2025; Precedence Research, 2025).
| Pazar Segmenti (2025) | Pazar Payı (%) | Büyüme Projeksiyonu (CAGR %) |
|---|---|---|
| Çözümler (Yazılım/Platform) | %70,3 - %72,0 | %34,5 - %38,0 |
| Hizmetler | %28,0 | %37,15 |
| Bulut Tabanlı Dağıtım | %57,0 - %60,1 | Yüksek |
| Makine Öğrenimi (ML) | %64,0 | Kararlı |
| Doğal Dil İşleme (NLP) | %36,0 | %36,64 |
Teknolojik açıdan makine öğrenimi, adaptif öğrenme sistemlerinin motoru olarak %64’lük bir payla liderliğini korumaktadır (Grand View Research, 2025). Ancak, 2025 yılına damgasını vuran gelişme, Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojilerinin %36,64’lük bir ivme ile yükselişidir (Precedence Research, 2025). Bu durum, eğitimde metin tabanlı etkileşimlerin, sesli asistanların ve sanal özel ders öğretmenlerinin (AI tutors) artık ana akım haline geldiğinin bir göstergesidir.
Bölgesel Güç Dengeleri
Kuzey Amerika, 2024 ve 2025 yıllarında pazarın %36 ile %38’ini kontrol ederek teknolojik liderliğini sürdürmektedir (Grand View Research, 2025; Precedence Research, 2025). Bu liderlikte, Amerika Birleşik Devletleri merkezli dev EdTech şirketlerinin yapay zeka Ar-Ge’sine ayırdığı 109,1 milyar dolarlık devasa bütçenin etkisi yadsınamaz (ElectroIQ, 2025). Öte yandan, Asya-Pasifik bölgesi, özellikle Hindistan, Çin ve Güneydoğu Asya’daki dijitalleşme hamleleri sayesinde en hızlı büyüyen bölge olma özelliğini 2025’te de korumaktadır (Research and Markets, 2025; Grand View Research, 2025).
EdTech Yatırım Ekosistemi: 2021 Hype Döneminden 2025 Karlılık Odaklılığına
Eğitim teknolojilerine yönelik risk sermayesi (VC) yatırımları, 2021 yılındaki aşırı iyimserlik döneminden sonra 2024 yılında 1,8 milyar dolar ile son on yılın en düşük seviyesine gerilemiştir (HolonIQ, 2024). Yatırımcı davranışındaki bu radikal değişim, yapay zekanın “heyecan verici bir kavram” olmaktan çıkıp “ölçülebilir değer yaratan bir operasyonel araç” haline gelmesiyle ilgilidir. 2025 yılı projeksiyonları, yatırımcıların artık sadece büyüme rakamlarına değil, yapay zeka entegrasyonunun sağladığı karlılık yollarına ve sürdürülebilir iş modellerine odaklandığını göstermektedir (HolonIQ, 2024; HolonIQ, 2025).
2025’in ilk çeyreğinde EdTech fonlamalarındaki düşüş devam etse de, “daha az işlem, daha büyük bahisler” eğilimi belirginleşmiştir (HolonIQ, 2025). Bu durum, pazarın konsolide olduğunu ve yapay zeka alanında rüştünü ispatlamış lider şirketlerin fonları topladığını işaret etmektedir. Toplam eğitim pazarının 2030 yılına kadar 10 trilyon dolara ulaşacağı beklentisi, uzun vadeli stratejik yatırımcılar için hala en güçlü motivasyon kaynağıdır (HolonIQ, 2024).
Teknolojik Mimari ve Yeni Nesil Yapay Zeka Modelleri
Eğitimde yapay zeka entegrasyonu, 2025 yılı itibarıyla üretken yapay zekadan (Generative AI), eylemsel yapay zekaya (Agentic AI) doğru bir evrim geçirmektedir. Bu evrim, sistemlerin sadece içerik üretmekle kalmayıp, öğrencinin hedeflerine ulaşması için otonom kararlar alabilmesini sağlamaktadır (McKinsey, 2025).
Eylemsel Yapay Zeka (Agentic AI) ve Otonom Öğrenme
Eylemsel yapay zeka, eğitim platformlarında “öğretmen asistanı” rolünden “öğrenme ortağı” rolüne geçiş yapmıştır. Bu sistemler, bir öğrencinin calculus sınavında zorlandığını fark ettiğinde, sadece cevabı vermek yerine öğrencinin son bir haftalık performans verilerini analiz eder, zayıf olduğu temel kavramları belirler ve kişiselleştirilmiş bir çalışma programı oluşturarak süreci yönetir (Sam Solutions, 2025). McKinsey’in 2025 raporu, bu tür otonom sistemlerin pilot projelerden pratik uygulamalara geçtiğini ve eğitimde “kişisel koç” kavramını kitlelere yaydığını vurgulamaktadır (McKinsey, 2025).
Bilgisayarlı Görü ve Duygusal Zeka Sınırları
Sınıf içi izleme ve içerik moderasyonunda bilgisayarlı görü (Computer Vision) uygulamaları 2025’te yaygınlaşmış olsa da, bu durum ciddi bir etik tartışmayı tetiklemiştir. Öğrencilerin yüz ifadelerinden veya göz hareketlerinden anlık bağlılık (engagement) seviyelerini ölçen sistemler, teknik olarak mümkün olsa da Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) kapsamında 2025 başı itibarıyla eğitim kurumlarında yasaklanmıştır (API4AI, 2025; European Commission, 2025). Bu durum, teknolojinin sınırlarının pedagojik fayda ile kişisel gizlilik arasındaki hassas dengede belirlendiğini göstermektedir.
Pedagojik Dönüşüm: Kişiselleştirme ve Hiper-Adaptif Sistemler
Yapay zekanın eğitimdeki en somut faydası, yüzyıllardır süregelen “tek tip eğitim” modelini yıkmasıdır. 2025 yılı itibarıyla EdTech platformlarının %61’i yapay zeka tabanlı kişiselleştirme özellikleri sunmaktadır (Sam Solutions, 2025). Bu platformlar, öğrencinin bilişsel yükünü ölçerek içeriğin zorluk derecesini anlık olarak ayarlayabilmektedir (e-Learning College, 2025).
Akademik Başarı Üzerindeki Etkiler
Yapay zeka destekli adaptif öğrenme araçlarının kullanımı ile akademik başarı arasındaki korelasyon, 2025 yılı araştırmalarında çarpıcı rakamlarla ortaya konmuştur. Microsoft’un 2025 raporuna göre, yapay zeka destekli okuma asistanları ve sohbet botları kullanan öğrenciler, geleneksel yöntemlere göre sınav sonuçlarında ortalama %10’luk bir artış elde etmiştir (Microsoft, 2025).
| Öğrenme Metodu | Başarı Artışı (%) | Göze Çarpan Avantaj |
|---|---|---|
| Geleneksel Sınıf Eğitimi | Baz Hat | Sosyal etkileşim, doğrudan mentorluk |
| AI Destekli Adaptif Platformlar | %12,4 | Hiper-kişiselleştirilmiş içerik akışı (Sam Solutions, 2025) |
| AI Chatbot/Tutor Kullanımı | %10,0 | 7/24 anında geri bildirim (Microsoft, 2025) |
| Hibrit (Öğretmen + AI) | En Yüksek Verim | Duygusal destek ve teknik hassasiyetin birleşimi |
Bu veriler, yapay zekanın tek başına değil, geleneksel metodolojilerle harmanlandığında en yüksek verimi sağladığını göstermektedir. Öğrenciler, karmaşık materyalleri basitleştiren ve anında geri bildirim veren AI araçlarını geleneksel not tutma yöntemlerine tercih etmektedir (Microsoft, 2025).
Eğitimcilerin Yeni Rolü ve Operasyonel Verimlilik
2025 yılı, öğretmenlerin “bilgi dağıtıcısı” rolünden “öğrenme kolaylaştırıcısı” rolüne evrildiği yıl olarak kaydedilmektedir. Yapay zeka, eğitimcilerin üzerindeki idari ve rutin yükleri devralarak onları asli görevlerine, yani mentorluğa ve derinlemesine pedagojik etkileşime yönlendirmektedir (The Schoolhouse, 2025).
İdari Yükün Azaltılması ve Zaman Tasarrufu
Carnegie Learning tarafından gerçekleştirilen 2025 ulusal anketi, eğitimcilerin yapay zekayı her şeyden önce bir “zaman tasarrufu aracı” olarak gördüğünü kanıtlamaktadır. Eğitim liderlerinin ve öğretmenlerin %70’i, idari görevlerde harcanan sürenin azaldığını en büyük fayda olarak belirtmiştir (Carnegie Learning, 2025).
- Haftalık Zaman Geri Kazanımı: Eğitim yöneticileri, yapay zeka sayesinde haftalık 5 ila 10 saat arasında zaman kazandıklarını raporlamaktadır (Carnegie Learning, 2025).
- İdari Kullanım Alanları: Yöneticiler yapay zekayı en çok yazılı iletişim (%1 numara), beyin fırtınası ve fikir üretme (%2 numara) ve profesyonel gelişim materyali oluşturma (%3 numara) alanlarında kullanmaktadır (Carnegie Learning, 2025; Microsoft, 2025).
- Değerlendirme Otomasyonu: 2024 yılı itibarıyla yükseköğretimdeki çoktan seçmeli testlerin %100’ü ve deneme yazılarının %50’si yapay zeka tabanlı sistemlerle puanlanabilir hale gelmiştir (ElectroIQ, 2025).
Bu verimlilik artışı, öğretmen tükenmişliğini (burnout) azaltmak için kritik bir stratejik hamle olarak değerlendirilmektedir. Ancak, eğitimcilerin %71’inin hala bu konuda resmi bir eğitim almamış olması, kurumların önündeki en büyük “okuryazarlık” engelidir (ElectroIQ, 2025).
EdTech Devlerinin 2025 Yol Haritaları: Vaka Analizleri
Pazarın liderleri olan Duolingo, Coursera ve Khan Academy gibi platformlar, 2025 yılında yapay zekayı ürünlerinin merkezine nasıl yerleştirdiklerini somut adımlarla göstermişlerdir.
Duolingo: Oyunlaştırmanın Yapay Zeka ile Evrimi
Duolingo, 2025 yılında “Duolingo Max” aboneliği ile dil eğitiminde yeni bir çığır açmıştır. “Lily ile Video Call” özelliği, öğrencilerin yapay zeka tarafından yönetilen bir karakterle gerçek zamanlı ve doğal bir dilde görüntülü görüşme yapmasına olanak tanımaktadır (Duolingo, 2025; TechRadar, 2025). Bu özellik, sadece kelime ezberletmek yerine, öğrenciyi güvenli bir ortamda konuşmaya teşvik ederek “akıcılık” bariyerini yıkmayı amaçlamaktadır (Duolingo, 2025). Ayrıca, Eylül 2025’te duyurulan LinkedIn entegrasyonu ile öğrencilerin dil skorlarını profesyonel profillerine doğrudan ekleyebilmeleri, EdTech ile iş dünyası arasındaki köprüyü güçlendirmiştir (Duolingo, 2025).
Coursera: Kurumsal Upskilling ve AI Koçluğu
Coursera, 2024 yılında gelirlerinin üçte birini kurumsal segmentten (Coursera for Business) elde ederek sürdürülebilir bir büyüme yakalamıştır (HolonIQ, 2024). 2025 yılı itibarıyla platform, 10.000’den fazla kursuna “Coursera Coach” özelliğini entegre etmiştir. Bu yapay zeka asistanı, öğrenciye özet sunmakta, sorularını yanıtlamakta ve kişiselleştirilmiş geri bildirimler vermektedir (Coursera, 2025). Coursera’nın 2025 Öğrenme Çıktıları Raporu, bu aracı kullananların %94’ünün öğrenme deneyimlerinde ciddi bir iyileşme kaydettiğini göstermektedir (Coursera, 2025).
Khan Academy: Pedagojik Olarak Sorumlu AI (Khanmigo)
Khan Academy, üretken yapay zekanın eğitimdeki en büyük riski olan “öğrenci yerine ödevi yapma” sorununa karşı “Khanmigo” ile çözüm üretmiştir. Khanmigo, öğrenciye doğrudan cevap vermek yerine, bir Sokratik tartışma yöntemiyle ipuçları vererek öğrencinin çözüme kendisinin ulaşmasını sağlamaktadır (TeachBetter.ai, 2024; School Poster Printers, 2025). Bu yaklaşım, yapay zekanın eğitimi otomatize etmek yerine, eğitim ilkelerini güçlendirmek için kullanıldığı en iyi örneklerden biri olarak kabul edilmektedir.
Türkiye Stratejik Analizi: MEB Politikaları ve Startup Ekosistemi
Türkiye, genç nüfusu ve dijital eğitim talebiyle küresel EdTech pazarında yükselen bir aktör konumundadır. 2024 yılında 2,19 milyar dolar olan Türkiye EdTech pazarı, 2025 yılında yaklaşık 2,45 milyar dolara ulaşmıştır (IMARC Group, 2025).
MEB 2025-2029 Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 2024 yılında yayımladığı ve 2025-2029 dönemini kapsayan “Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi” ile yol haritasını netleştirmiştir (MEB, 2024; EAB, 2025). Bu belge, Türkiye’nin ulusal yapay zeka stratejisiyle tam uyumlu dört temel hedef belirlemiştir:
- YZ Kültürü ve Etik: Bakanlık bünyesinde bir “Yapay Zeka Uygulamaları Etik Kurulu” oluşturularak projelerin denetlenmesi (MEB, 2024).
- Müfredat Dönüşümü: Yapay zeka okuryazarlığının ve algoritmik düşünmenin tüm kademelerde müfredata entegrasyonu (MEB, 2024).
- Yönetişim ve Karar Destek: EBA, ÖBA ve DİLİM gibi platformlara büyük veri analitiği ve erken uyarı sistemlerinin entegrasyonu (MEB, 2024; Kapadokya Üniversitesi, 2025).
- Altyapı ve Erişilebilirlik: Özel eğitim öğrencileri için işaret dili ve sesli okuma gibi yapay zeka çözümlerinin devreye alınması (Kapadokya Üniversitesi, 2025).
Türkiye Girişimcilik ve Yatırım Ortamı
2024 yılı Türkiye startup ekosistemi için 1,41 milyar dolarlık toplam yatırım ile rekor bir yıl olmuştur (Startups.watch, 2025; Turcorn, 2024). Yapay zeka ve biyoteknoloji, yatırım alan sektörler arasında zirvede yer almıştır (Startups.watch, 2025).
| Dönem | Toplam Yatırım (Milyon $) | Önemli EdTech/YZ Gelişmesi |
|---|---|---|
| 2024 (Tüm Yıl) | $1.410,0 | 577 yatırım turu, %17,7 YZ odaklı işlemler (Startups.watch, 2025; StartupCentrum, 2025). |
| 2025 Q1 | $70,2 | Perculus’un 5 milyon dolara Constructor Tech tarafından satın alınması (KPMG Turkey, 2025). |
| 2025 Q2 | $857,9 | Uber’in Trendyol Go satın alımıyla hacim yükseldi; AI yatırımları stabil kaldı (KPMG Turkey, 2025). |
| 2025 (9 Ay) | $475,0 | Fintech ve Oyun liderliğinde, YZ dikeyinde sürekli artış (StartupCentrum, 2025). |
Türkiye’de 2025 itibarıyla 455 GSYF (Girişim Sermayesi Yatırım Fonu) yetkilendirilmiş durumdadır ve bu fonların önemli bir kısmı yapay zeka tabanlı SaaS çözümlerine odaklanmaktadır (Startups.watch, 2025). EdTech dikeyinde “LeverageTürkiye” gibi yeni oyuncuların pazara girişi, Türkiye’nin uluslararası eğitim mobilitesi için de bir üs haline geldiğini göstermektedir (IMARC Group, 2025).
Etik, Hukuk ve Düzenleme: EU AI Act ve Küresel Standartlar
2025 yılı, yapay zekanın “başıboş” gelişiminden “kurallı” entegrasyonuna geçişin yılıdır. Avrupa Birliği’nin Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe girmiş ve 2 Şubat 2025 itibarıyla en kritik yasaklarını uygulamaya koymuştur (European Commission, 2025; IAPP, 2025).
Eğitimde Yasaklanan ve Yüksek Riskli Uygulamalar
EU AI Act, eğitimde yapay zeka kullanımını “yüksek riskli” bir alan olarak sınıflandırmaktadır. Çünkü bir algoritmanın sınav puanını belirlemesi veya bir öğrencinin okula kabul edilip edilmeyeceğine karar vermesi, kişinin hayat boyu sürecek kariyer yolunu etkileyebilir (European Commission, 2025).
- Duygu Tanıma Yasağı (Şubat 2025): İş yerlerinde ve eğitim kurumlarında yapay zeka ile duygu analizi yapılması kesin olarak yasaklanmıştır (European Commission, 2025; IAPP, 2025). Bu, bir öğrencinin sınıfta sıkılıp sıkılmadığını yüz tarama ile takip eden sistemlerin Avrupa pazarına giremeyeceği anlamına gelmektedir.
- Sosyal Puanlama ve Manipülasyon: İnsan davranışlarını zararlı şekilde manipüle eden veya sosyal puanlama yapan yapay zeka sistemleri de 2025 itibarıyla tamamen yasaklanmıştır (European Commission, 2025).
- Şeffaflık Yükümlülüğü: 2025 Ağustos itibarıyla genel amaçlı yapay zeka modelleri (GPAI) için şeffaflık ve telif hakkı kuralları devreye girmiştir (European Commission, 2025).
Bu düzenlemeler, eğitim kurumlarının yapay zeka araçlarını seçerken “etik uyumluluk sertifikalarına” ve “şeffaflık raporlarına” her zamankinden daha fazla dikkat etmesini zorunlu kılmaktadır.
Akademik Dürüstlük ve Güvenlik: 2025 Risk Raporu
Yapay zekanın yükselişi, eğitimde dürüstlük ve güvenlik konularında yeni tehditleri de beraberinde getirmiştir. Microsoft’un 2025 raporuna göre, öğretmenlerin %31’i ve öğrencilerin %33’ü için en büyük endişe kaynağı “intihal ve kopya” durumudur (Microsoft, 2025).
Kopya ve Bağımlılık Kaygısı
2024’ten 2025’e geçişte, öğrencilerin kopya çekmek için yapay zeka kullanma oranı %53’ten %61’e yükselmiştir (Carnegie Learning, 2025). Ancak daha derin bir sorun, öğrencilerin yapay zekaya olan aşırı bağımlılığıdır. Araştırmalar, yapay zekayı tek başına kullanan öğrencilerin ödevlerinde başarılı olduğunu, ancak denetimsiz sınav ortamlarında (yapay zeka olmadan) performanslarının düştüğünü göstermektedir (Microsoft, 2025). Bu durum, yapay zekanın “öğrenmeyi kolaylaştıran bir asistan” olmak yerine “düşünmeyi ikame eden bir araç” haline gelme riskini ortaya koymaktadır.
Veri Gizliliği ve Siber Güvenlik
Eğitim kurumları siber saldırganlar için kritik hedefler haline gelmiştir. 2025 yılında eğitim liderlerinin %21’i etik sorunları, %20’si ise IT hazırlık eksikliğini ve güvenlik açıklarını en büyük engel olarak görmektedir (Microsoft, 2025). Öğrencilerin kişisel verilerinin ve öğrenme örüntülerinin korunması, 2025 yılında kurumların bütçe kalemlerinde siber güvenliğe ayrılan payın %15 artmasına neden olmuştur.
Erişilebilirlik ve Kapsayıcılık: Yapay Zekanın Sosyal Misyonu
Yapay zeka, fiziksel veya bilişsel engelleri olan öğrenciler için tarihteki en güçlü “eşitlik sağlayıcı” araç olma potansiyeline sahiptir. 2025 yılında yapay zeka destekli yardımcı teknolojiler, kapsayıcı eğitimde devrim yaratmıştır (e-Learning College, 2025).
- Nöroçeşitlilik (Neurodiversity): Microsoft ve EY tarafından yapılan bir çalışma, nöroçeşitli (otizm, DEHB vb.) bireylerin %90’ının yapay zekayı toplantı notlarını anlama ve iş takibi yapma konusunda son derece verimli bulduğunu göstermiştir (Microsoft, 2025).
- Dil Bariyerleri: Çekya’daki bir ilkokulda, göçmen ailelerle iletişim kurmak için yapay zeka tabanlı anlık çeviri araçlarının kullanılması, sosyal uyumu %40 oranında artırmıştır (Microsoft, 2025).
- Görme ve İşitme Engelliler: Gerçek zamanlı konuşmadan metne (speech-to-text) ve işaret dili tercüme motorları, engelli öğrencilerin ana akım sınıflarda akranlarıyla aynı hızda içerik tüketmesini sağlamaktadır (The Schoolhouse, 2025).
Bu gelişmeler, yapay zekanın sadece zenginlerin eğitimini iyileştiren bir lüks değil, dezavantajlı grupların eğitime erişimini sağlayan bir temel hak aracı olduğunu kanıtlamaktadır.
Sonuç: 2030’a Doğru Hibrit Bir Gelecek
2024-2025 dönemi, eğitimde yapay zeka entegrasyonunun “ilk heyecan” aşamasını geride bırakıp “yapısal uygulama” aşamasına geçtiği bir dönüm noktasıdır. Pazar verileri %38’lik büyüme oranlarıyla ekonomik bir patlamaya işaret ederken, pedagojik bulgular %12,4’lük başarı artışlarıyla metodolojik bir zaferi müjdelemektedir. Ancak bu dönüşümün başarısı, sadece teknolojik yetkinliklere değil, aynı zamanda EU AI Act gibi yasal çerçevelerin disiplinli uygulanmasına ve öğretmenlerin bu yeni ekosistemde birer “insan küratörü” olarak güçlendirilmesine bağlıdır.
Türkiye için 2025 yılı, MEB’in stratejik eylem planlarının hayata geçmesi ve yerli EdTech girişimlerinin küresel pazarda satın almalarla (Perculus örneğinde olduğu gibi) yer bulması açısından kritik bir fırsat penceresidir. 2030 yılında 10 trilyon dolara ulaşması beklenen küresel eğitim ekonomisinde, yapay zekayı bir “ikame” aracı olarak değil, “insan potansiyelini artıran bir kaldıraç” olarak konumlandıran kurumlar ve ülkeler liderlik koltuğuna oturacaktır. Geleceğin eğitimi, yapay zekanın hızıyla insanın empati ve etik rehberliğinin kusursuz bir sentezi olacaktır.
Bu yazıyı paylaş